13 Şubat 2017 Pazartesi

Birkaç Parça tahta ,Birkaç Parça Taş




           Geçen yazın başında Urla'ya gitmiştik kızımla birkaç günlüğüne, çok sevdiğimiz  arkadaşlarımızı ziyarete. Onların babası ve ağabeyi il dışındaydı, bizim babamız ve ağabeyimizin de işleri vardı. Kızımla birlikte gittik, anneler ve kızları tatili yaptık.Pek keyifli güzel zaman geçirdik onlarla.                                                                                                                         Bu arada Urlanın yakın çevresini de gezdik, biraz alış verişyaptık hatıra kalsın diyerek.
  
           Bunlardan birisi de Seferihisar'dan beğenip aldığımız zeytin ağacından elde edilen 3 ağaç parçası. Nasıl değerlendireceğimi düşünüp duruyordum ki pinterestte aşağıdaki fotoğraftakilerin   benzerlerini gördüm. İlkbahar ve yaz olanlardan. Sonbaharı da ben uydurdum.Bir parça ağacım daha olmalıymış yaz için ...
            Orjinalleri çok güzel tabi ki.Taşları boyamak için çok ince uçlu fırça gerekiyor. Benim hazırımda yoktu. O nedenle çok düzgün olmadı ince çizgiler.
            


           Kullandığım taşlar ise  Anamur da bir sahilden.  Geçen yaz bir arkadaşımızın oğlunun düğününe katılmak üzere  gitmiştik Anamur' a. Onca yolu gitmişken de orada geçirdik tatilimizi bir kaç aile birlikte. Bu sırada topladım deniz kenarından taşlarımı.
    
             Dallar ise bizim bahçenin asmasından. Yani her bir parça güzel yurdumun bir köşesinden.



 







            Aşağıda gördüklerinizi ise ahşap boyama  hocamla birlikte yaptık.
Tuvale poster yapıştırılıyor. Sonra rölyef pasta ile akrilik boyalar karıştırılıp spatula ıle posterin üzerine sürülüyor. Daha çok balerinlerin etrafına sürdük, birazda balerinlerin tütülerine. Üzerine de 2 kat mat vernik attım bitti.
           Daha çok hocam yaptı ama, benim emeğim oldukça azdır, belirteyim bunu. Başkasının emeğini sahiplenemem.


          Bir de evde nereye yerleştireceğimi bilebilsem iyi olacak. Zavallıcıklar oradan oraya gezip duruyor.
              

             Bu postta benden bu kadar. Hayatınızdan sevgi ve renler eksik olmasın. Sağlıcakla kalın.


31 Ocak 2017 Salı

Maş Fasulyesi Salatası ve Doğanın Renkleri



       Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımın evine çaya davet edilmiştim. Dört beş kişiydik. Oturduk, sohbet ettik. Dünyanın halinden, çoluk çocuktan, izlediğimiz filmlerden, elişlerimizden... Pek çok konudan konuştuk uzuun uzun.

       Bu güzel sohbetin bir kısmı çay sofrasında yapıldı. Sadece çay değildi sofradakiler... Poaçalar, muffinler, çeşitli salatalar, sütlü bir tatlı... Hepsi birbirinden güzel yiyecekler.

       Bunlardan birisi maş fasulyesi salatasıydı. Hem çok lezzetli, hem de çok yararlı bir salata...
       Durum böyle olunca en kısa zamanda denemek istedim. Maş fasülyesini aldım dün. Bugün de hazırlayıp ev halkının beğenisine sundum. 
       Bizim evde beğenildi. Siz de deneyin. Seveceğinizi umuyorum.
       İşte salatamın fotoğrafları...















                 Maş salatamın tarifi:
            
                 1 su bardağı maş fasulyesini geceden ıslatın. Sabah haşlayın. Sakın düdüklüye koymayın. Çabucak haşlanıyor. 
                  
                 Üzerine 1 çay bardağına yakın mısır, 
                 Yarım nardan biraz fazla nar
                 Biraz salatalık turşusu (küçük doğranmış)
                 Küçük bir havucun rendesi (arkadaşım havuç turşusu doğramıştı minik minik)                                        
                 2  tane közlenmiş kırmızı biber (küçük doğranmış)
                 Dereotu,  biraz yeşil soğan, maydanoz (az)
                 Bir su bardağına yakın ceviz (dövülecek veya rondodan çekilecek)     
                 Üzerine zeytinyağı, nar ekşisi,limon suyu, tuz konulup karıştırılacak.

       Böyle karmakarışık malzemeler bir araya gelip güzel bir salata oluşturmuşlar.
       Malzemeler göz kararı aslında. Yaklaşık yukarıda yazdığım miktarlar kadar koydum.

       Hazırladıktan sonra karşısına geçip önce görüntüsüne baktım. 'Rengarenk ne kadar da güzel görünüyor' diye düşünmekten kendimi alamadım. Doğanın renkleri bir harika...
       Sadece bir tabağın içinde bile ne çok renk ve tat var.



       Yaparsanız şimdiden afiyet olsun. Doğanın tüm güzellikleri ve renkleri sizinle olsun. Sağlıcakla kalın...
                                                                        


22 Ocak 2017 Pazar

Bugünlerde Elimden Çıkanlar

         
         Salonumuzda yeterince mobilya ve eşya olduğunu düşündüğüm için yeni bir parça daha koymama kararı almıştım. Fakat bu çiçekliği görünce çok beğendim, dayanamadım aldım, boyadım ve de salonda bir köşeye koydum.
         Üzerine renkli şişeler ve sukulentler, kaktüsler, minik çiçekler koymayı düşünüyorum. Şimdilik birkaç sukulent ile iki şişe aldım. Henüz almak istediklerimi tamamlayamadım ama evde olan birkaç objeyi koyup fotoğrafladım.






         Bu şişeleri bir pazarda görüp aldım. Renkli şişeler arıyordum bir süredir. Tam istediğim gibi olmasa da epeyce beğendim. Aldım sevinçle eve getirdim. Sanki antika şişeler almışçasına mutlu bir halde ev halkına gösterdim. Kızım demez mi...annecim bu şişeler Uludağ suyun şişeleri... Üzerindeki kapağında da yazıyormuş üstelik. Bari marketten suyu ile alsaymışım. 
         Gerçi ben şişeleri çok beğendim, ne şişesi olduğu da pek önemli değil... Kapaklarını çıkartıp urgan ip sardım. Eh böylesi daha hoş oldu.



        Çiçekliğin alt boyasını çakıl taşı rengi yaptım. Sonra mumladım bolca. Üzerini de beyaz ve kemik rengi karışımı ile boyadım. Basamak kısımlarına hafifçe doku tarağı uyguladım. Boya kuruduktan sonra da bir kartla kazıdım. Mumlu kısımlar döküldü. Yani her zamanki gibi eskidi... Biraz da yağlıboya ile eskitme sonra iki kat vernik ... Tamamdır, bitti...




         Bu üç parça ahşabı geçen yıl almıştım. Nasıl boyayacağıma karar veremedim bir süre. Nihayet boyayabildim. Üst parçadaki kuşları bir kağıdı kalıp olarak kullanıp hamurdan yaptım. Yapıştırmadan önce kurutup boyadım. Kuşların altındaki kısmı ise lacivert boyayıp üzerini mumladım... Sonra üzerini beyaz boya ile boyayıp doku tarağı çektim. Boya kuruduktan sonra da bir kartla kazıdım. Böylece eski görünmesini sağladım..



              
          Plakaların ortasındaki çizgileri bir cetvel yardımıyla makas ucu kullanarak kazıdım. Bu işlemi boyadıktan sonra yaptım. Boyamadan önce de kazınabilir ama o hat üzerine boya sürülmez.
          En sonunda orta çizgi üzerine, kenar ve köşelere hafifçe yağlıboya eskitme yaptım ve vernik sürdüm.

  
           Bu ahşap plakaları giriş kapımızın yanındaki duvara astım. Yaparken ayrı mutluluk, kullanırken ayrı... Sizler de fotoğraflara bakarken mutlu olmuşsunuzdur umarım. Eğer olmuşsanız bloğum amacına ulaşıyor demektir...
           Sevgiyle kalın...

15 Ocak 2017 Pazar

Ufak Tefek İşler



       Eskiden beni zorlayan, sabır isteyen elişlerini  severek yapardım. Şimdilerde ise uzun süren zor işlerden sıkılıyorum. Ama yine de birşeyler örmek hoşuma gidiyor.

      Taa ağustos başında amerikan servisler örmeye başlamıştım. Dört tanesi bitti. Belki iki tane daha öreceğim. Kaç aydır ancak mı   bitti demeyin, çünkü biliyorsunuz son zamanlardaki  favori uğraşım ahşap boyamak ve resim yapmak. Evdeki ana işlerden kalan zamanlarımda boyama işlerimi yapıyorum.

       Bu amerikan servisleri bahçedeki masamda kullanmayı düşünüyorum. Yani havalar ısınıncaya kadar birkaç tane daha örerim nasıl olsa...







         Bu ahşap sandığı geçen yıl boyamıştım. Çok seviyorum, onun için ara sıra fotoğraflarımda görünsün istiyorum.



     Bir süre önce Zara Home da görüp beğendiğim bardak altlıklarının benzerlerini ördüm. İnce tek kat makina ipinden. Bir - iki bardak suya bir buçuk tatlı kaşığı nişasta koyup karıştırdım.Bardak altlıklarını bu suya batırıp ütüledim. Daha düzgün duruyorlar bu sayede, kolalanmış gibi...




       Aşağıdaki bardak altları ise ahşap boyama çalışması.Alt katlarını kahverengi boyadım. Üzerine bolca mum sürüp üst renklerini attım. Boya kuruyunca eski bir kredi kartıyla kazıdım. Böylece eski görünümlü oldular.İki kat da mat vernik uyguladım, tamamdır.
 

      Tesadüfen üst üste bardak altlığı yapmış oldum.Aslında Masam sehpam çizilmesin diye bir endişem yok. Nadiren kullanırım bardak altlığı. Bunlar dekoratif amaçlı kullanılacak. Görünüşleri hoşuma gidiyor.

      Bu ufak tefek işlerle uğraşırken resim yapmaya ve ahşap boyamaya da devam...
      Sağlıcakla, mutlulukla kalın...
      

7 Ocak 2017 Cumartesi

Hayatımdaki Yeni Renkler



       Okul yıllarımda resim derslerini çok severdim. Yıllardır da bir kursa gitmek ve resim çalışmak  isterdim hep.  Ancak  bu yıla kadar bir türlü gerçekleştirememiştim bu isteğimi.

       Kursuma eylül ayında başladım başlamasına bir hevesle de, ne yapabileceğimi hiç bilemiyordum. Amaaan dedim kendime... Ne kadar yapabilirsen, o kadar yap... Güzel vakit geçirdiğin yeter...

       Oysa ki biraz da olsa yeteneğim varmış. Güzel bir şeyler yapıyorum sanırım. Hocamız da 'çok yeteneklisiniz' dedikçe bana, bir hevesleniyorum ki hiç sormayın.

       İnsan her yaşta üretmekten ve beğeni almaktan mutlu oluyor.

       Karakalemle başlayıp birkaç ay boyunca resim çalışmalarının alfabesini öğrendim. Bir süredir de pastel çalışıyorum.
       Çalışacağımız  resmin fotoğrafını kareliyor, pastel kağıdını da kareleyerek resmin ana hatlarını çiziyor, sonra da boyuyoruz.




          Bu ilk çalışmam. Bitirdiğim zaman bunu ben mi yaptım dedim kendime. Orijinalinin neredeyse aynısı oldu. Göz ve dudağın ışıltısına hocam dokundu biraz, belirteyim...





        Bu ikinci çalışmam. Kız kardeşim çok beğendi, çerçevelettim ona hediye ettim. Acemilikten kareleri biraz koyu yapınca resmin altından da görünüverdi.





         Bu resim üçüncüsü.  En çok bu resmi seviyorum. Dördüncü de bitti ama şu an çerçevecide. Onu daha sonra fotoğraflayacağım. 


         Bu aşağıdaki arkadaşlar ise ahşap boyama çalışması. Ahşap üzerine hamur rölyef.





         Hayatımızdan renkler,  güzellikler hiç eksik olmasın. Güzel şeyler yapalım, güzel şeyler umut edelim ki herşey güzel olsun...



28 Aralık 2016 Çarşamba

Yılbaşı Hazırlıkları ve Tarçınlı Kurabiyem



 
          Yeni yıl yaklaşırken bir alışveriş heyecanı olurdu içimde hep. Yakınlarımıza küçük hediyeler, evimiz ve kendimiz için de ufak tefek bir şeyler alırdık.

        Bu yıl henüz o heyecanı duyamadım. Üst üste aldığımız kötü haberlerden mi, Ankara'da hava çok soğuktu ondan mı,soğuk algınlığı geçiriyorum ondan mı? Yoksa hepsinden mi? Bilemiyorum...

       Bu yıl geçen yıllarda aldığımız birkaç parça objeyle bir yılbaşı köşesi hazırladık. Yıllar önce çocukların isteği ile aldığımız çam ağacımızı bile depodan çıkartmadık.

       Yeni yıla girerken yakınlarımızla birlikte güzel bir sofranın başında toplanmaya karar verdik.
Yavaş yavaş hazırlıklara başladık. Ben de bugün tarçınlı kurabiye yaptım.Çok sevdiğim bir arkadaşımın tarifidir. Biz çok seviyoruz bu kurabiyeyi...Deneyin siz de...





















          Bu fotoğrafları çektiğim anda yoğun kar yağışı var burada. 28 Aralık gece saat 10 civarı. 




        Balkondan karı görüntülemeye çalıştım ama fotoğraf makinasını ayarlayamadım sanırım.




              2016 ya hoşçakal derken 2017 den dünyaya ve ülkemize barış, huzur, mutluluk getirmesini istiyorum. 
              Hiç kimse aç açık kalmasın istiyorum.

              Gencecik fidanlarımız öldürülmesin istiyorum. 

              Çocuklarımız, kadınlarımız tacize tecavüze uğramasın istiyorum.

              Hayvanlar işkence görmesin, katledilmesin istiyorum.

              Doğa katledilmesin istiyorum.

              Kimse kimsenin yediğine içtiğine , giyimine kuşamına karışmasın istiyorum. 

              İnsanlar birbirine hoşgörülü ve saygılı olsun istiyorum.
       
              Çocuklarımızın güvenli ve huzurlu bir ortamda yaşamalarını istiyorum.
   
              Hepimizin evleri ocakları sağlık mutluluk ve huzur içinde olsun inşallah. 2017 güzellikler getirsin ülkemize ve dünyaya...





                       Tarçınlı Kurabiyemin Tarifi

            1 paket (250gr) yumuşak margarin veya tereyağı
            1 yumurta
            1 su bardağı sıvıyağ
            1 su bardağı pudra şekeri
            1 su bardağı ceviz (en son konulacak)
            1 paket vanilya, 1 pk kabartma tozu 
            2 tatlı kaşığı tarçın.
             Alımı kadar un

Yapılışı: Ceviz hariç hepsi karıştırılır, yoğurulur.Çok sert olmasın. 
             Dövülmüş ya da bıçakla kıyılmış ceviz eklenip kısa süre daha yoğurulur.
             
             Ben 20 dk kadar buzdolabında dinlendirdim. Merdaneyle açıp kalıpla kestim.
             180 dereceli fırında pişirdim.Çok fazla kızarmadan aldım fırından.
             Ilıdıktan sonra pudra şekeri ektim üzerlerine.
             Hamuruna tarçın koymayıp, fırından çıktıktan sonra üzerine tarçın ekilebilir.
             Kıyır kıyır bayatlamayan bir kurabiye...

            Afiyetle yiyin...